Giuseppe Verdi’nin başyapıtı La Traviata, opera tarihinin en çok sahnelenen ve her sahnesiyle izleyicide hayranlık uyandıran eserlerinden biri olmaya devam ediyor. Francesco Maria Piave’nin librettoyu kaleme alması, Alexandre Dumas’nın Oğul romanının özünü sahneye kusursuz bir şekilde taşıyor. Verdi’nin müziği ise bu hikâyeye evrensel bir ruh kazandırıyor; Violetta’nın melankolisi, Alfredo’nun tutkusu ve Germont ailesinin toplumsal baskıları, her notada ve melodide hayat buluyor, karakterlerin içsel fırtınaları müziğin diliyle seyirciye ulaşıyor.
La Traviata, sadece unutulmaz bir aşk hikâyesi anlatmakla kalmıyor; dönemin Paris toplumuna ayna tutan bir eleştiri niteliği de taşıyor. Parıltılı eğlencelerin ardında gizlenen toplumsal tabular, kadınlara biçilen roller ve aşkın özgürleştirici gücü, Violetta karakteri üzerinden derinlemesine sorgulanıyor. Hem güçlü hem kırılgan bir figür olarak öne çıkan Violetta, bu çatışmaların tam merkezinde yer alıyor.
Bu kez Rejisör Recep Ayyılmaz’ın sahneye taşıyacağı yorumla La Traviata, izleyiciyi sadece bir operanın içine değil, insanlığın en temel duygularını işleyen bir yaşam tablosunun tam ortasına davet ediyor. Sanatın tüm dallarından beslenen bu sahneleme, klasik esere modern bir yorum kazandırarak, her izleyiciye unutulmaz bir deneyim vadediyor.