Türkiye’de giyilebilir sağlık sektörüne olan ilgi her yıl artıyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde insanlar, kendi sağlıklarını daha yakından takip etmeye ve doğal destek çözümlerine yönelmeye başladı. Farmakolojik tedavilerin yanında, tamamlayıcı ve destekleyici ürünlere olan talep ciddi biçimde yükseliyor. Bu da bilimsel temelli ama doğal içerikli markalar için önemli bir alan açıyor. Bu alanda faaliyet gösteren Magnasand Genel Müdürü Emre Gökmen sorularımızı yanıtladı:
Magnasand fikri nasıl doğdu?
Magnasand, sağlık ve konfor alanında hem yenilikçi hem de sürdürülebilir çözümler üretme ihtiyacından doğan bir fikir. 2023 yılında kurulurken, medikal destek ürünleri alanında doğal kaynaklardan elde edilen yüksek kaliteli malzemeleri modern teknolojiyle birleştirerek kullanıcıların yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen bir vizyonla yola çıktık. Kuruluş aşamasındaki temel motivasyonumuz, yalnızca bir ürün geliştirmek değil; doğa ile teknolojiyi bir araya getiren, bilimsel temellere dayanan ve günlük hayatta gerçek karşılığı olan çözümler üretmekti. Bu bakış açısıyla, sürdürülebilir doğal kaynakları merkeze alan, güvenilir, etkili ve çevre dostu medikal destek ürünleri geliştiren Magnasand kurulmuş oldu.
Şirketin kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

Kısa vadeli ticari bir girişim olarak değil, uzun soluklu bir sağlık yatırımı olarak yol çıktık. Kuruluş sürecimizde en büyük odağımız hızlı pazara çıkmak değil, doğru ürünü geliştirmek oldu. İlk etapta manyetik siyah kumun mineral yapısı, manyetik özellikleri ve fizyolojik etkileri üzerine uzun bir Ar-Ge ve literatür taraması yaptık. Ardından Medipol Üniversitesi ile klinik iş birlikleri gerçekleştirdik. Ürün tasarımlarımızda ergonomi, güvenlik ve günlük hayata uyum temel kriterlerimiz oldu. Bugün geldiğimiz noktada, doğal kaynağı bilimsel yöntemlerle işleyerek giyilebilir medikal destek ürünlerine dönüştüren yerli bir marka olarak konumlanıyoruz.
2026 hedefleriniz neler yurt içi ve yurt dışında?
2026 yılı için temel hedefimiz, Magnasand’ı Türkiye’de giyilebilir sağlık kategorisinin en bilinen ve güvenilen markalarından biri haline getirmek. Yurt içinde ürün çeşitliliğini artırmayı, eczane ve sağlık profesyonelleri kanallarını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Yurt dışında ise özellikle Almanya başta olmak üzere Avrupa pazarında kalıcı bir yer edinmek, distribütörlük ağını genişletmek ve uluslararası fuarlarda düzenli olarak yer almak önceliklerimiz arasında.
Ar-Ge çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Ar-Ge, Magnasand’ın en güçlü kası. Ürünlerimizin tamamı, yalnızca tasarım değil; klinik, biyomekanik ve kullanıcı deneyimi perspektifleriyle geliştiriliyor. Medipol Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen çift kör, plasebo kontrollü klinik çalışmalarda ürünlerimizin kas, eklem ve romatizmal ağrılar üzerindeki etkileri bilimsel olarak test edildi. Bu doğrultuda tüm ürünlerimiz son kullanıcıya ulaşana kadar geniş bir Ar-Ge sürecinden geçiyor.
En çok hangi ürün tercih ediliyor? Sizce neden?
En çok tercih edilen ürünlerimiz arasında dizlik ve sırtlık yer alıyor. Bunun temel nedeni, diz, bel ve sırt ağrılarının toplumda en yaygın görülen problemler arasında yer alması. Masa başı çalışma, hareketsizlik, spor sonrası zorlanmalar gibi günlük yaşam alışkanlıkları bu bölgeleri doğrudan etkiliyor. Ürünlerinimizin günlük hayatta rahat kullanılabilmesi, görünmez destek sunması ve ilaçsız bir alternatif olması da tercih sebebini artırıyor.