Rahmi M. Koç Müzesi, endüstri tarihinin nadir örneklerini Türkiye’ye taşıyarak, sanayi devriminin mekanik ve teknolojik mirasını İstanbul’a getirdi. Hollanda’daki Het Van Osch Museum’un buhar ve gaz motorları koleksiyonu, Tersane Binası’nda ziyarete açılarak, ziyaretçilere 1840’lardan 1970’lere uzanan bir mühendislik yolculuğu sunmaya başladı.

15 bini aşkın objeden oluşan müze envanterini Het Van Osch koleksiyonu ile zenginleştiren Rahmi M. Koç Müzesi, endüstri tarihine dair anlatısını yeniden kurguluyor. Koleksiyonda, üç genleşmeli gemi makinelerinden yatay ve dikey buhar motorlarına, erken dönem içten yanmalı motor örneklerinden “Vur-kaç tipi” gaz motorlarına kadar geniş bir yelpaze yer alıyor. Özellikle Étienne Lenoir’in 1860 civarında geliştirdiği döner valfli “Lenoir” gaz motoru ve Stuart Turner imzalı yüksek işçilikli modeller, hem tarihsel hem de teknik açıdan öne çıkıyor.
Koleksiyonun dikkat çeken parçalarından biri, İngiliz Marshall and Sons tarafından üretilen 1/3 ölçekli seyyar buhar makinesi modeli. Langensiepen & Co tarafından 1898’de Almanya’nın Magdeburg kentinde üretilen motor ise günlük yaşam ve üretim arasındaki bağı gözler önüne seriyor: Gün içinde fabrikadaki değirmeni çalıştıran motor, akşamları jeneratör aracılığıyla çevredeki evleri aydınlatıyordu.

Rahmi M. Koç Müzesi’ndeki Het Van Osch koleksiyonu, sadece nadir makineleri sergilemekle kalmıyor; buhar gücünden içten yanmalı sistemlere uzanan teknolojik dönüşümü, yüksek işçilik kalitesi ve mühendislik evrimini somut örnekler üzerinden izleme olanağı sunuyor. 1,5 beygirden 12 beygire kadar güç üreten motorlar; su pompalamadan tahıl öğütmeye, değirmen ve testere çalıştırmadan elektrik üretimine kadar endüstriyel yaşamın farklı alanlarında kritik rol üstlenmiş. Böylece ziyaretçiler, sanayi tarihinin somut izlerini ve mühendislik dehasının evrimini yakından deneyimleme fırsatı buluyor.