İtalya’da kültürel miras güvenliğini yeniden tartışmaya açan dikkat çekici bir sanat hırsızlığı yaşandı. Parma yakınlarında Magnani Rocca Vakfı’nda bulunan müze, 22 Mart gecesi kısa sürede gerçekleştirilen organize bir soygunun hedefi oldu. Yetkililerin verdiği bilgilere göre maskeli dört kişi, “Villa dei Capolavori” olarak bilinen yapıya zorla girerek doğrudan birinci kattaki Fransız Odası’na yöneldi.

Hırsızların hedefinde, Avrupa sanat tarihinin üç önemli ismine ait eserler vardı: Pierre-Auguste Renoir, Paul Cézanne ve Henri Matisse. BBC’ye yansıyan bilgilere göre çalınan tablolar arasında Renoir’ın Les Poissons, Cézanne’ın Still Life with Cherries ve Matisse’in Odalisque on the Terrace adlı eserleri yer alıyor. Toplam değeri yaklaşık 9 milyon euro olarak hesaplanan eserlerin, özellikle Renoir imzalı tablonun tek başına büyük bir piyasa değerine sahip olduğu belirtiliyor.

Soygunun dikkat çeken yönlerinden biri ise süresi. Güvenlik kaynaklarına göre operasyon üç dakikadan kısa sürdü. Alarm sisteminin devreye girmesi, daha geniş çaplı bir hırsızlığın önüne geçti. Müze yetkilileri, grubun son derece planlı hareket ettiğini ve güvenlik açıklarını önceden analiz etmiş olabileceğini değerlendiriyor. Şüphelilerin olay yerinden müze bahçesini çevreleyen çiti aşarak uzaklaştığı bildirildi.
Soruşturma, Carabinieri bünyesindeki Kültürel Mirası Koruma Birimi tarafından yürütülüyor. Uzmanlar, olayın yalnızca bir hırsızlık vakası değil, aynı zamanda uluslararası sanat kaçakçılığı ağlarıyla bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Besteci ve koleksiyoner Luigi Magnani’nin mirası üzerine kurulan vakıf, uzun yıllardır önemli sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor. Ancak bu son olay, Avrupa’daki müzelerde güvenlik protokollerinin yeterliliğini yeniden sorgulatıyor. Özellikle geçtiğimiz yıl Louvre Müzesi’nde yaşanan yüksek profilli soygunun ardından benzer bir vakanın tekrar etmesi, sanat dünyasında sistematik bir güvenlik açığı olup olmadığı sorusunu gündeme taşıyor.