Günay DEMİRBAĞ
Hızın, üretkenliğin ve sürekli “yetişme” hissinin hayatlarımızı belirlediği bir çağda, iyi yaşam kavramı artık yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı değil. Modern insan bugün daha uzun yaşamaktan çok daha dengeli daha farkında ve daha az yorgun bir hayatın peşinde. Wellness, nefes çalışmaları, meditasyon ve zihin–beden dengesi üzerine çalışan Yoga Eğitmeni Çetin Çetintaş longevity kavramını yalnızca biyolojik yaş olarak değil; yaşam enerjisi, sinir sistemi dengesi ve içsel dönüşüm perspektifinden ele alıyor. Kendisiyle modern insanın kronik stresini, nefesin iyileştirici gücünü, retreat kültürünü ve bugünün dünyasında neden “dinginliğin” en büyük lüks haline geldiğini konuştuk.

Çalışmalarınızda özellikle zihin–beden dengesi, bilinçli yaşam, nefes, meditasyon ve içsel dönüşüm yer alıyor, bu bağlamda longevity’nin kapsayıcılığını ve ne olduğunu anlatır mısınız?
Ben longevity’yi daha uzun yaşamak değil, yaşadığımız yılları genişletmek olarak tanımlıyorum. Yani mesele kaç yıl yaşadığımız değil; o yılları ne kadar farkında, dengeli, enerjik ve iyi yaşadığımız. Zihin–beden dengesi burada çok kritik. Çünkü beden, zihnin taşıyıcısıdır. Nefes ise ikisi arasındaki köprüdür. Eğer bu üçlü dengedeyse, zaten longevity kendiliğinden ortaya çıkar.
Longevity bugün yalnızca sağlık dünyasının değil, aynı zamanda yaşam tarzı kültürünün de merkezinde. Sizce uzun ve kaliteli yaşam arayışı modern insanın hangi eksikliğinden doğuyor?

Çünkü modern insan aslında yorgun. Ama bu yorgunluk fiziksel değil sadece… Sürekli düşünmekten, sürekli yetişmeye çalışmaktan, sürekli “bir şey olmak zorunda” hissetmekten gelen bir yorgunluk. Longevity arayışı, biraz da şu sorunun sonucu: “Ben bu şekilde ne kadar daha devam edebilirim?” Yani aslında insanlar uzun yaşamaktan çok, bu hayatı daha az hasarla yaşamanın yolunu arıyor.
Yoğun tempolu şehir yaşamında çalışan, seyahat eden ve sürekli üretmek zorunda olan insanlar için gerçek anlamda “iyi yaşam” nasıl mümkün olabilir?

İyi yaşam, şehirde ya da doğada olmakla ilgili değil. İyi yaşam, içinde ne kadar yer kapladığınla ilgili. İyi yaşam, önce kendimizi seçmekle başlar. Kendimizi seçmek ve ardından özdeğerimizi parlatacak adımlar atmak. Gün içinde kendine küçük alanlar açmak, bedeninle çalışmak, iyi gelecek besinler tüketmek, kendine iyi gelen şeylere vakit ayırmak… Yoğun biri için bunlara vakit ayırmak bir lüks gibi gelebilir ama bu bir lük değil, yaşamı yeniden kurma araçlarıdır. Ve bu sayede, insan kendine yer açarak aslında yaşamında vakit yaratır.
Dünya genelinde “wellness retreat” kültürü büyüyor. Sizce insanlar bu deneyimlerde aslında neyi arıyor: kaçış mı, dönüşüm mü ya da…?
İnsanlar aslında retreat’lerde şunu arıyor: “Kendimle tekrar tanışmak ve olmak istediğim kişi için adımlar atmak istiyorum.” Çünkü günlük hayatta herkes bir rol oynuyor. Bu rolleri çoğu zaman insan niye sahiplendiğini bile bilmiyor. Nefes çalışmalarının sinir sistemi üzerindeki etkisini sıkça vurguluyorsunuz.
Sizce doğru nefes, modern insanın kaybettiği hangi içsel dengeyi geri kazandırıyor?
Doğru nefes, modern insanın kaybettiği en temel şeyi geri getirir: Güvende olma hissini.Sinir sistemi sürekli alarmdayken, insan ne dinlenebilir, ne iyileşebilir, ne de derin düşünebilir. Nefes çalışmalarıyla beden şunu hatırlar: “Tehlikede değilim.” İyileşme tam olarak burada başlar
Bugünün insanında en çok gözlemlediğiniz fiziksel veya zihinsel sorun nedir?

Kronik stres. Çoğu insan bunun farkında değil. Çünkü o stres artık “normal” olmuş. Sürekli gergin bir beden, yüzeysel nefes, dağınık zihin, uyku problemleri…Bunlar artık bir problem değil, yaşam tarzı gibi yaşanıyor. Daha iyisinin olabileceği unutulmuş gibi…
Longevity sadece biyolojik yaşla ilgili değil, aynı zamanda bir enerji meselesi. İnsanlar yaş aldıkça bu yaşam enerjisini nasıl koruyabilir?
Düşünceleri yönetmediğimizde, düşünceler ciddi bir enerji kaybı yaratıyor. Ve insan neredeyse tüm gün düşünerek kendini tüketiyor. Düşünceleri yönetmek üzerine çalışmak, duygusal dayanıklı, bedensel egzersiz, doğru nefes çalışmaları gibi yöntemlerle insanlar enerjilerini koruyabilirler. 60 yaşınıza geldiğinizde 20 yaşınızdaki kadar enerjik olmanız mümkün. Bunun için sadece doğru yaşamak, kendimizi doğru inşa etmek gerekir.

Eğer modern dünyada yaşayan birine daha uzun, daha dengeli ve daha anlamlı bir yaşam için tek bir ritüel önerseydiniz, bu ne olurdu?
Yoga. Her gün yoga pratiği aracılığıyla kendilerini yeniden tanıyarak, neye ihtiyaçları olduğunu fark edip, bu ihtiyaçlar doğrultusunda kendilerini baştan inşa etmelerini önerirdim. İnsanın kendine yapabileceği en büyük iyilik.
Lüks kavramı eskiden maddi ayrıcalıklarla tanımlanıyordu. Sizce günümüzde en büyük lüks sağlıklı bir zihin ve dengeli bir beden olabilir mi ya da…?
Bugünün dünyasında en büyük lüks: içimizde taşıyabildiğimiz dinginlik.
Eğer insanlara daha uzun ve sağlıklı bir yaşam için tek bir tavsiye verme şansınız olsaydı bu ne olurdu?
Hayatını zorlaştırmayı bırak. Daha az düşün. Daha yavaş nefes al. Daha az tepki ver.