Türkiye’nin kültür-sanat hayatında önemli bir referans noktası olan CerModern, ulusal ve uluslararası sanatçıların kapsamlı projelerine ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. 7 Mart’ta kapılarını açacak “Işığın Sesi”, fotoğrafı yalnızca bir kayıt aracı olarak değil; bir düşünme, hatırlama ve yeniden kurma biçimi olarak ele alan Ani Çelik Arevyan’ın üretimine bütünlüklü bir bakış sunuyor.


Küratörlüğünü Erkan Doğanay’ın üstlendiği sergi, sanatçının 1980’li yıllardan bugüne uzanan üretim kronolojisini güçlü bir kavramsal çerçeve içinde bir araya getiriyor. Bu kapsamlı seçki, Arevyan’ın kişisel belleğinden süzülen çok katmanlı bir görsel hafıza atlası niteliği taşıyor.
“Işığın Sesi”, sanatçının yaşamından, içinde bulunduğu kentlerden ve gündelik hayatın sıradan nesnelerinden yola çıkarak inşa ettiği zamana dirençli imgeleri odağına alıyor. Arevyan’ın pratiğinde fotoğraf; yalnızca olanı kaydeden bir araç değil, hafızayı kuran, dönüştüren ve yeniden yazan bir alan olarak konumlanıyor. Sanatçının deneyimlerini ve anılarını yoğunlaştırdığı üretimler, ilk kez bu denli geniş bir seçkiyle izleyiciyle buluşuyor. Sergi, bireysel belleğin maddi dünyayla kurduğu hassas ilişkiyi görünür kılarken; zamanın doğrusal olmayan akışını ve mekânın katmanlı yapısını sezgisel bir anlatımla ortaya koyuyor.
Dönemsel Serilerle Katmanlı Bir Yolculuk
Sergide, erken dönem çalışmalarından günümüze uzanan üretim çizgisi içinde şekillenen önemli seriler yer alıyor: “Olduğu Gibi”, “Bir Düşün İçinde”, “Bu Dünyaya Ait İzler” ve “Between Life and Death”. Her biri, varoluşun kırılgan eşiklerinde dolaşan; ışık ile hafıza arasındaki ince ve şiirsel bağı araştıran görsel anlatılar sunuyor.