Zühre KURT/
Tek mekânda geçen gerilim yüklü bir film Sırdaş… Yönetmen Çağla Zendirci Fransız Kültür Merkezi’ndeki gösterim öncesinde “özellikle filmin ilk 10 dakikasında kemerlerinizi bağlayın” derken ne kadar haklı olduğunu izlemeye başladığımızda anlıyoruz. Erkek despotizmi ve yolsuzlukla boğuşan kadınların direnişine tanıklık ediyoruz. Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti’nin yönettiği, Saadet Işıl Aksoy’un, başrolünde oynadığı Sırdaş (Confidente) filmi Berlin Film Festivali’nde dünya prömiyerinin ardından Türkiye’de… Yoğun ilgi gören Türkiye-Fransa-Lüksemburg ortak yapımı film, 1990’lı yıllarda 900’lü hatlarda çalışan bir kadının gizemli bir telefon görüşmesiyle değişen hayatını konu alıyor. Film genç bir adamın Saadet Işıl Aksoy’un canlandırdığı Arzu karakterini arayarak enkazda kaldığını söylemesi ve yardım istemesiyle başlıyor. Görüntü yönetmenliğini Eric Devin’in yaptığı filmde Erkan Kolçak Köstendil, Muhammet Uzuner, Nilgün Türksever, İlber Uygar Kaboğlu, Osman Alkaş ve Elit Andaç Çam rol alıyor.

Filmin yönetmenleri Çağla Zendirci ve Guillaume Giovanetti, İstanbul’daki gösterim öncesinde sorularımızı yanıtladı:
Türkiye, Fransa ve Lüksemburg ortak yapımı bir film Sırdaş… Ortaklar nasıl buluştu, hikaye nasıl başladı?
Sibel de bir Türkiye, Fransa ve Lüksemburg ortak yapımı ve Sırdaş’la aynı ortaklara sahip. Sibel’in yapım ve dağıtım sürecinde yakaladığımız uyum ve güven ortamı hepimizde tekrar birlikte çalışma isteğini uyandırmıştı. Sırdaş’ı yaparken yeni ortaklara ihtiyaç duymadık, hatta oyuncularımızın ve teknik ekibimizin bir kısmı da Sibel’de çalıştığımız kişilerden oluşuyor. İleri de de aynı kişilerle çalışmak en büyük isteğimiz.
Filmin festival yolculuğunu anlatır mısınız? Yurt dışı ve Türkiye’deki gösterimlerde izleyici tepkileri nasıl? Benzer ve farklı yönleri neler?
Filmimizin prömiyeri 2025 Berlin Film Festival’inde gerçekleşti. Daha sonra başta Fransa olmak üzere neredeyse tüm Avrupa’da, daha sonra da Amerika ve Asya kıtalarında da filmimizi gösterme şansımız oldu. Türkiye prömiyerimiz ise Antalya Film Festival’inde gerçekleşti.

Filmlerimiz genelde Türkiye’de de, yurtdışında da benzer tepkiler alıyor; örneğin Sırdaş’ın Şehrazat referansı filmleri gösterdiğimiz her ülkede seyircinin gözünden kaçmayan unsurlardan biri oldu. Çoğunlukla kadınlardan oluşan bir seyirci kitlesi filmlerimizin ortak noktası diyebiliriz. Film hakkındaki fikirlerini son derece açık ve samimi bir şekilde bize iletiyor olmaları bizi her seferinde onurlandırdığı gibi eleştirel ama yapıcı sorularla ilerlememize katkıda bulunup, bizi yeni filmler yapmaya da teşvik ediyorlar.
Filmin senaryosu nasıl ortaya çıktı? Filmin öyküsünü sizden dinleyebilir miyiz?
2023’ün Şubat ayında ülkemizi vuran deprem filmin çıkış noktası oldu ama amacımız bir deprem filmi değil, tarihin ne şekilde tekrar ettiğini anlatan bir film yapmaktı. Bu nedenle de hassasiyetlere saygı göstermek, kimsenin acısını tazelemeden çeyrek yüzyıl arayla benzer sonuçlar doğuran felaketi arşiv görüntüleri kullanmadan, kurmaca görüntüler yaratmadan anlatmak istedik. Bu nedenle tek bir kadın karakterin hikayesini, hislerini anlatabilmek için tüm olayları sesle canlandırma kararı aldık. 900’lü hatların filme katılması da bu kararın bir sonucu oldu.
Saadet Işıl Aksoy projeye nasıl dahil oldu?
Saadet Işıl Aksoy çok beğendiğimiz ve işlerini takip ettiğimiz bir oyuncu. Bir süredir kendisiyle çalışmak istiyorduk ve bu isteğimizi de kendisine iletmiştik. Sırdaş’ın yaratılma sürecinde aklımıza gelen ilk oyuncu da Saadet Işıl Aksoy oldu. Filmimize güvenip bize inanarak sinema ailemize katıldığı için çok sevinçliyiz.
Tek mekanda geçen bu gerilim yüklü filmin çekim süreci ile ilgili bilgi alabilir miyiz?
Çekimler sadece 14 gün sürdü. Teknik ekibimiz ise yönetmenler de dahil olmak üzere sadece 7 kişiden oluşuyor. Filmi ailemize ait bir evi sete dönüştürerek çektik, ayrıca ailemiz de sette bize destek verdi, hatta bazıları filmde oynuyor. Gerçek ailemiz ve sinema ailemizi yan yana, omuz omuza beraber çalışırken görme şansımız oldu. İmkansızlıklara rağmen herkesin film için canla başla çalıştığı, zorluklara, aksiliklere rağmen her çekim gününün akşamı hep beraber oturup ertesi günü beraberce planlayabildiğimiz bir süreçti. En kısa zamanda tekrar çalışabileceğimiz günü iple çekiyoruz.