Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın, Sabancı Üniversitesi’nin kuruluş sürecini anlattığı “Bir Üniversite Var Ederken” adlı kitabı, Storytel platformunda sesli kitap olarak dinleyiciyle buluştu. Kitap, Güler Sabancı’nın sesinden üniversitenin 25 yıllık yolculuğunu doğrudan aktaran özel bir arşiv niteliğinde.
Sabancı Üniversitesi’nin 25. kuruluş yılı kapsamında İngilizce’ye de çevrilen ve kampüste gerçekleştirilen imza töreniyle okurla buluşan eser, bu kez Türkçe sesli kitap formatıyla daha geniş bir kitleye ulaşmayı hedefliyor. Güler Sabancı’nın anıları, gözlemleri ve kişisel deneyimleri üzerinden şekillenen anlatı; Türkiye’de yükseköğretimde fark yaratma iddiasıyla yola çıkan Sabancı Üniversitesi’nin nasıl “birlikte” var edildiğini gözler önüne seriyor.
Birlikte Var Edilen Bir Üniversitenin Hikâyesi
Kitapta, Sabancı Üniversitesi’nin kuruluş fikrinin ilk kez ortaya atıldığı andan bugüne uzanan süreç, Türkiye’nin üçüncü vakıf üniversitesi olarak hayata geçirilen bu kurumun arka planıyla birlikte aktarılıyor. Güler Sabancı, “hayatımın en önemli gayelerinden biri” olarak tanımladığı Sabancı Üniversitesi’nin, kendi kariyer ve yaşam yolculuğundaki yerini de içtenlikle paylaşıyor.
“Bir dünya üniversitesi” vizyonuyla yola çıkan Sabancı Üniversitesi’nin kurumsallaşma sürecinde geçtiği aşamalar; Sabancı Ailesi’nin ve Sabancı Vakfı’nın katkıları, akademik kadroların üstlendiği sorumluluklar ve çok paydaşlı yapının önemiyle birlikte ele alınıyor. Kitap, üniversitenin yalnızca bir eğitim kurumu değil; bürokrasiden akademisyenlere, öğrencilerden uluslararası iş birliklerine uzanan geniş bir ekosistem içinde, ortak bir emekle inşa edildiğini vurguluyor.
Vakıf Üniversitelerinin Gelişimine Bellek Kaydı
“Bir Üniversite Var Ederken”, yalnızca Sabancı Üniversitesi’nin değil, Türkiye’de vakıf üniversitelerinin gelişimine de ışık tutan önemli bir bellek kaydı niteliği taşıyor. Kitapta, yükseköğrenimin yakın tarihine dair bürokratik ve akademik süreçler, kurumsal hafızaya dayanan çok katmanlı bir anlatıyla aktarılıyor. Bu yönüyle eser, gelecek kuşaklar için yol gösterici bir referans olma özelliği de taşıyor.