The LEGO Group, Sevgililer Günü’nün alışılmış hediye ve buluşma ritüellerine bu yıl yaratıcı bir dokunuş getirdi. LEGO® Türkiye tarafından hayata geçirilen LEGO® Botanicals Bloom Bar, 13–15 Şubat tarihleri arasında Akasya Acıbadem Alışveriş Merkezi ve ANKAmall’da ziyaretçileri ağırladı.Üç gün süren etkinlik boyunca çiftler, arkadaşlar ve bireysel katılımcılar; geleneksel çiçek hediyeleri yerine birlikte üretmenin keyfini yaşadı. Katılımcılar, LEGO® Botanicals serisinin ikonik kırmızı ve romantik pembe güllerini kendi elleriyle inşa ederek hediyeyi yalnızca bir jest olmaktan çıkarıp paylaşılan bir deneyime dönüştürdü. Sevgililer Günü’nü tek başına geçirenler ise kendileri için bir gül tasarlayarak bu yaratıcı atmosferin parçası oldu.

Klişelerin Ötesinde Bir Sevgililer Günü
LEGO® Botanicals Bloom Bar, “doğru hediye mi yoksa mükemmel buluşma mı?” sorusunu geride bırakarak odağı birlikte geçirilen zamana taşıdı. Aynı masada buluşan ziyaretçiler, ortak parçaları bir araya getirirken gerçek bir bağ kurma fırsatı yakaladı. İnşa sürecinin ardından özel olarak hazırlanan fotoğraf alanı, bu anları solmayan LEGO® güller eşliğinde ölümsüzleştirdi.
Ziyaretçilere Göre En Büyük Klişe: Hediyenin Kendisi
Etkinlik kapsamında yapılan kısa röportajlarda katılımcılara Sevgililer Günü’nün en klişe unsurları soruldu. Peluş oyuncak, saat ve parfüm en klişe hediyeler arasında gösterilirken; yemeğe çıkmak ve sinema buluşmaları en tahmin edilebilir date fikirleri olarak öne çıktı. “Çok güzelsin” ifadesi ise en sık dile getirilen klişe iltifat oldu. Ancak yanıtların ortak noktası dikkat çekiciydi: Katılımcılara göre günü özel kılan şey hediyeden çok birlikte geçirilen zamandı. Bloom Bar deneyimi de tam bu noktada devreye girerek hazır kalıplar yerine ortak bir anı yaratmanın değerini hatırlattı.
Ay Sonuna Kadar Ziyaret Edilebilecek
Sevgililer Günü’ne özel inşa deneyimi sona ermiş olsa da LEGO® Botanicals Bloom Bar alanları 28 Şubat’a kadar ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek. Yüz yüze iletişimi, dokunmayı ve birlikte üretmeyi merkeze alan bu aktivasyon; Sevgililer Günü’nü yalnızca romantik bir tarih olmaktan çıkarıp paylaşılan bir deneyime dönüştüren yaklaşımıyla dikkat çekiyor.