Messika, 2026 Sevgililer Günü kapsamında Paris’in köklü restoranlarından Lapérouse ile dikkat çekici bir iş birliğine imza attı. Mücevher dünyasının modern çizgisi ile 18. yüzyıla uzanan bir gastronomi mirasını buluşturan ortaklık, zarafet ve romantizmi odağına alan Parizyen yaşam stilini yeniden yorumluyor.


İş birliğinin merkezinde, Messika’nın Lapérouse’a özel olarak tasarladığı yeni My Twin Toi & Moi yüzüğü yer alıyor. Pembe altından üretilen tasarımda, biri armut kesim diğeri zümrüt kesim olmak üzere karşılıklı konumlandırılmış iki adet 0,60 karat elmas bulunuyor. Elmasları çevreleyen yakut haleler, tasarıma güçlü bir renk kontrastı kazandırırken; yüzük, zıtlıkların uyumunu simgeleyen modern bir aşk anlatısı sunuyor. İç kısmına işlenen “Messika x Lapérouse” gravürü ise parçayı koleksiyonluk bir iş birliği sembolüne dönüştürüyor.
Paris’in Romantizmle Yazılmış Hafızası

1766 yılında kurulan Lapérouse, Paris sosyetesinin yüzyıllardır gözde adreslerinden biri olarak biliniyor. Maupassant, Zola, Victor Hugo, Rodin ve Sarah Bernhardt gibi kültür dünyasının önemli isimlerini ağırlayan mekân, özellikle mum ışığıyla aydınlanan özel salonlarında yaşanan romantik hikâyelerle anılıyor.
Restoranın en çok anlatılan efsanelerinden biri ise 19. yüzyıla uzanıyor: Rivayete göre kadınlar, sevgililerinin hediye ettiği elmasların gerçekliğini test etmek için salonlardaki aynaları elmaslarla çizerdi. Günümüzde hâlâ görülebilen bu izler, mekânın tarihsel kimliğinin bir parçası olmayı sürdürüyor. Bu ritüelin modern bir yansıması olarak, Maison’un yakın dostlarından Kate Moss’un bir elmas yüzükle aynaya kazıdığı “It’s 2 late 2 go 2 bed” notu da bu geleneğe çağdaş bir gönderme niteliği taşıyor.
İş birliğini simgeleyen portrelerde, Messika’nın kurucusu ve kreatif direktörü Valérie Messika ile Lapérouse’un sahibi ve CEO’su Benjamin Patou yer alıyor. Restoranın “La Boussole” salonunda çekilen karelerde Valérie Messika, 6 karatlık Concorde tektaş yüzüğüyle aynada iz bırakarak mekânın efsanelerine görsel bir gönderme yapıyor.

Valérie Messika, Lapérouse’un “gizemli ama son derece zarif ruhunun” markanın karakteriyle örtüştüğünü vurgularken; Benjamin Patou ise bu birlikteliği, restoranın köklü mirasını çağdaş elmas ustalığıyla buluşturan doğal bir ortaklık olarak tanımlıyor.
Projeye, fotoğrafçı Olivia Haudry imzasını taşıyan still life serisi eşlik ediyor. Lapérouse’un romantik atmosferinden ilham alan derin kırmızı tonlarla kurgulanan kareler, Messika tasarımlarını samimiyet ve arzunun iç içe geçtiği bir görsel anlatıya taşıyor.
Bu özel ortaklık, yalnızca bir mücevher lansmanı olmanın ötesinde; Paris’in köklü mirası ile çağdaş tasarım anlayışının kesiştiği, elmasların merkezde olduğu güçlü bir kültürel diyalog olarak öne çıkıyor.