Parmigiani Fleurier, kurucusu Michel Parmigiani’nin doğum gününü her yıl olduğu gibi bu yıl da kelimelerle değil, bir yaratımla kutluyor. Maison, Michel Parmigiani’nin 75. yaşı için tasarlanan La Ravenale ile restorasyon geleneğini, métiers d’art ustalığını ve mekanik saflığı tek bir sanat nesnesinde bir araya getiriyor.

Objet d’Art olarak konumlanan La Ravenale, saatçiliğin yalnızca ölçüm değil, aynı zamanda anlatı ve miras aktarımı olduğunun altını çiziyor.
Doğadan Mimariye Uzanan Bir İlham

La Ravenale’in tasarımı, gezgin palmiyesi olarak bilinen ravenala madagascariensis’in Altın Oran’a dayanan yelpaze formundan ilham alıyor. Doğanın bu kusursuz geometrisi, Lépine formundaki cep saati mimarisiyle saatçilik dünyasına taşınıyor. Bu yapı; gravür, taş işçiliği ve marküterinin tüm derinliğini sergileyebileceği açık ve dengeli bir alan sunuyor.
Duyulan Bir Mekanik: Dakika Tekrarlayıcı

La Ravenale, görsel etkisinin ötesinde, sesiyle de kendini ifade ediyor. Model; saatleri, çeyrekleri ve dakikaları iki farklı tonla çalan bir dakika tekrarlayıcıya sahip. Saatler düşük tonla, dakikalar yüksek tonla, çeyrekler ise dönüşümlü bir melodiyle duyuruluyor. Kasanın açık iç mimarisi, sesin saflığını ve rezonansını güçlendiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.
Restorasyonla Yaşatılan Tarihî Mekanizma

Bu özel yaratımın kalbinde, Ed. Koehn imzalı ultra ince, tarihî bir kalibre yer alıyor. Merkez saat ve dakika göstergeleri, küçük saniye ve dakika tekrarlayıcıyı bir araya getiren bu mekanizma, özgün hâline sadık kalınarak restore edilmiş. Tüm orijinal bileşenler korunurken; mücevherler sürtünme yöntemiyle yerleştirilmiş, anglage ve dekoratif açıklıklar geleneksel ahşap aletlerle işlenmiş, tarihî kalibrasyon işaretleri ise elde yeniden uygulanmış. Köprüler üzerindeki palmiye esintili gravürler, mekanik yapı ile doğanın geometrisini ortak bir estetik dilde buluşturuyor.
Opal ve Yeşimin Dengesi

Beyaz altın kasa, tek tek şekillendirilmiş yeşim ve opal parçalarından oluşan bir marküteriyle açılıyor. PVD ile işlenen kadran, derin ve sofistike bir mavi ton sunuyor. Guatemala yeşimi, süt beyazı Türk opali ve Avustralya mavi opali; durağanlık ile değişkenlik arasında dengeli ve rafine bir kompozisyon oluşturuyor.
La Ravenale, Parmigiani Fleurier’nin restorasyon kökenli ustalığını ve çağdaş haute horlogerie anlayışını bir araya getirerek, zamanı işitsel ve görsel bir deneyime dönüştüren istisnai bir eser olarak öne çıkıyor.