Günay Demirbağ/
Saat dünyasının takvimindeki ilk büyük buluşmalardan biri olan LVMH Watch Week, bu yıl 19–21 Ocak tarihleri arasında Milano’da düzenlendi. Etkinlik, yeni yılın saatçilik trendlerine yön veren koleksiyonların ilk kez sahneye çıkması açısından sektör için belirleyici bir platform olma özelliği taşıdı. LVMH Grubu; Zenith, Bvlgari, Hublot, Gérald Genta, ve Louis Vuitton markalarına ait en yeni modellerini saat tutkunları ile buluşturdu.
Özellikle Gérald Genta ve Louis Vuitton, LVMH’nin Cenevre merkezli üretim üssü Le Fabrique du Temps bünyesinde geliştirilen saatleriyle; çağdaş tasarım dili ile yüksek mekanik uzmanlığı bir araya getirerek grubun saatçilik vizyonunu güçlü biçimde ortaya koydu. Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Bvlgari CEO’su ve LVMH Saat Bölümü CEO’su Jean-Christophe Babin, şunları söyledi:
“LVMH markaları Bvlgari, TAG Heuer, Zenith, Hublot, Tiffany & Co., La Fabrique du Temps ve L’Epée’nin LVMH Saat Haftası için bir araya gelmesinden büyük gurur duyuyorum. Markalarımızın yenilikçi katkıları, LVMH olarak İsviçre saatçiliğinde mükemmellik taahhüdümüzü ve paylaştığımız tutkuyu güçlendiriyor. Yılın ilk etkinliği olan LVMH Saat Haftası en yeni kreasyonlarımızı iş ortaklarımıza, basına ve müşterilerimize sunabilmemizi sağlıyor. 2026 etkinliğimizde her biri farklı ama aynı çatı altında buluşan markalarımız LVMH Grubunun kreatif tutkusundan aldıkları güçle önemli yeniliklerini ve olağanüstü parçalarını tanıtacak.”
Zenith’ten LVMH Watch Week’te Güç Gösterisi: DEFY Skyline Tourbillon Skeleton

LVMH Watch Week’te çelik ve seramik kasalı modeller öne çıksa da, yüksek saatçilik mirasını temsil eden değerli metal kasalar da etkinliğin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Zenith, modern Skyline koleksiyonunun en iddialı yorumunu DEFY Skyline Tourbillon Skeleton ile somutlaştırıyor.
Model, saat 6 yönünde yer alan tourbillon’un hipnotik dönüşünü gizleyen geleneksel bir kadran yerine, mekanizmanın mimari estetiğini açıkça sergileyen iskelet yapısıyla öne çıkıyor. Markanın imzası niteliğindeki 12 kenarlı bezel ile çerçevelenen 41 mm pembe altın kasa, derin mavi tonlarla güçlü bir kontrast oluşturuyor.
Saat, Zenith’in efsanevi kronograf mirasına dayanan El Primero 3630 SK mekanizmasından güç alıyor ve 50 saatlik güç rezervi sunuyor. DEFY Skyline Tourbillon Skeleton, modern tasarım ile yüksek saatçiliğin buluştuğu noktada Zenith’in iddiasını net biçimde ortaya koyuyor.
Zenith DEFY Skyline Skeleton Black Seramik

Koleksiyonun yeni yorumu, siyah seramik kasa ile altın tonlu mekanizmayı bir araya getirerek modelin mimari karakterini daha da vurguluyor ve saatin çağdaş, metropoliten duruşunu güçlendiriyor.
Açık işçilikli mimarisiyle El Primero mekanizmasının tüm teknik detaylarını sergileyen DEFY Skyline Skeleton, markanın imzası niteliğindeki 1/10 saniye göstergesinide ön plana çıkarıyor. Derin siyah seramik kasa ile altın tonlu mekanizmanın oluşturduğu kontrast, çağdaş şehir manzaralarını şekillendiren ışıklı yansımalar ve gölgeli yapı formlarını anımsatıyor.
Siyah ve altının etkileyici birlikteliği, DEFY Skyline Skeleton’ı modern saatçiliğin heykelsi bir temsilcisi haline getiriyor. Fırçalanmış ve parlak yüzeylere sahip siyah seramik kasa; mimari yapıların monolitik formlarını yansıtırken, altın tonlu açık kadran ve mekanizma gece aydınlatmalarıyla parlayan bir şehrin sıcak ışıltısını çağrıştırıyor.
Bvlgari’den İki İkon, Tek Anlatı: Maglia Milanese Monete & Tubogas Manchette

Bvlgari, saatçilik ve mücevher mirasını iki çarpıcı modelle yeniden yorumluyor. Maglia Milanese Monete, Rönesans döneminde Milano’da geliştirilen Milanese mesh tekniğini pembe altın Monete gizli saatle buluşturuyor. Antik sikke detayı, sekizgen form ve esnek örgü bileziğin kusursuz uyumu, modeli zaman ve sanatın kesişim noktasına taşıyor.

Arşivden ilham alan Tubogas Manchette ise 1974 tarihli ikonik tasarımı çağdaş bir ışıltıyla geri getiriyor. Kare kadranı saran tek sarma Tubogas bilezik; pırlantalar ve sitrin, rubelit, peridot, ametist, topaz gibi renkli değerli taşlarla feminen ve iddialı bir ifade kazanıyor. Yenilikçi modüler yapısı sayesinde Tubogas’ın karakteristik esnekliği korunuyor. Maglia Milanese Monete ve Tubogas Manchette, Bvlgari’nin köklerine saygı duruşu niteliğindeki iki ayrı yorum olarak, markanın zamansız estetik anlayışını ve ustalığını yansıtıyor.
Hublot ve Yohji Yamamoto’dan Dördüncü İş Birliği: Classic Fusion All Black Camo

Hublot, Japon avangard modasının öncü ismi Yohji Yamamoto ile gerçekleştirdiği iş birliğini yeni bir saat modeliyle sürdürüyor. Markanın dördüncü ortak tasarımı olan Classic Fusion All Black Camo, All Black felsefesini çağdaş ve sanatsal bir yorumla yeniden ele alıyor.
Sadece 300 adetle sınırlı olarak üretilen model, mat siyah seramik kasasıyla dikkat çekiyor. Kumaş ve kauçuktan oluşan hibrit kayış, saatin monokrom karakterine güçlü bir dokusal kontrast kazandırıyor. Hublot’nun ikonik All Black DNA’sı ile Yohji Yamamoto’nun avangart estetik anlayışını buluşturan tasarım, siyah rengi yalnızca bir ton değil, başlı başına bir ifade biçimi olarak konumlandırıyor.
Classic Fusion All Black Camo, saatçilikle modanın kesişim noktasında konumlanarak, iki yaratıcı dünyanın ortak vizyonunu güçlü bir şekilde yansıtıyor.
TAG Heuer Carrera Seafarer: Denizlerden İlham Alan Zamansız Bir Kronograf


TAG Heuer, yeni Carrera Seafarer Chronograph modeliyle denizcilik dünyasına özgü nadir bir komplikasyonu saat tutkunlarıyla buluşturuyor. Modelin öne çıkan özelliği olan gelgit göstergesi, fonksiyonelliği estetikle bir araya getiren sofistike bir yaklaşım sunuyor.
Ultra modern Carrera Glassbox kasa mimarisi üzerine inşa edilen Seafarer, kasanın sol yanında yer alan ek bir butonla dikkat çekiyor. Üzerinde “TIDE” ibaresi bulunan bu buton, sol alt kadrandaki döner diski ayarlamaya yarıyor. Disk, dış çerçevede konumlandırılmış AM/PM ölçeği ile birlikte çalışarak gelgitin yüksek ya da alçak olduğunu net biçimde gösteriyor.
Şampanya tonlarındaki kadran, parlak altın renkli indeksler ve ibrelerle zarif bir kontrast yaratırken; saat 3 ve 9 yönlerindeki alt kadranlarda kullanılan pastel detaylar modele belirgin bir deniz karakteri kazandırıyor. TAG Heuer Carrera Seafarer Chronograph, sınırlı üretim değil.
Gerald Genta’dan Daha Ulaşılabilir Bir Yorum: Geneva Time Only

Gerald Genta, geçtiğimiz yıl Geneva Watch Days’te tanıtılan Minute Repeater modelinin ardından, koleksiyonerlerden gelen daha ulaşılabilir bir versiyon talebine Geneva Time Only ile yanıt veriyor. Yeni model, markanın sofistike tasarım anlayışını daha sade ve günlük kullanıma uygun bir formda sunuyor.
Beyaz altın ve 4N pembe altın kasa seçenekleriyle, ne tam kare ne de tam yuvarlak olan yumuşak hatlı yastık formundaki kasasya sahip. Genta’nın keskin çizgileri, spor saatlerinden belirgin şekilde ayrışıyor. Monokrom, grenli ve hafif fumé efektli grafit kadran; altın indeks ve ibrelerle dengeli ve zarif bir kontrast oluşturuyor. 38 mm kasa çapı ve yalnızca8,5 mm kalınlığıyla öne çıkan Geneva Time Only, inceliğini Zenith Elite mekanizmasından alarak hem estetik hem de teknik açıdan rafine bir profil sunuyor.
Louis Vuitton’dan “Mola” modelleri
Doğal taşların gücü: Escale Tiger’s Eye

Louis Vuitton, Escale koleksiyonunu doğal taş kadran trendini güçlendiren yeni bir modelle genişletiyor. Escale Tiger’s Eye, yarı değerli kaplan gözü taşından üretilen kasasıyla koleksiyona dikkat çekici ve heykelsi bir yorum kazandırıyor.
40 mm çapındaki modelde kullanılan 18 ayar sarı altın, taşın açık renkli damarlarını ve sıcak tonlarını öne çıkararak güçlü bir kontrast yaratıyor. Yuvarlatılmış boynuzlar, çizgili taş kasayı yumuşak bir şekilde sararken; saatin 10,34 mm kalınlığı, modeli günlük kullanıma uygun ve dengeli bir profile taşıyor. Otomatik mekanizmayla çalışan Escale Tiger’s Eye, tasarımı tamamlayan kahverengi Saffiano deri kayışıyla Louis Vuitton’un zanaatkârlık ve malzeme ustalığını modern saatçilikle buluşturuyor.
Seyahatin Saat Yorumu: Escale Worldtime

Louis Vuitton, seyahat ruhunu simgeleyen Escale koleksiyonunda komplikasyonları yeniden odağına alıyor. Fransızca’da “mola” anlamına gelen Escale, markanın yolculuk temasına olan tutkusunu yıllardır yansıtırken, yeni Escale Worldtime modeliyle bu hikâye güçlü bir geri dönüş yaşıyor.
Yeni model, Escale koleksiyonunun imzası hâline gelen mikro boyamalı şehir bayraklarını yeniden sahneye taşıyor. Kadrandaki her bir bayrağın tamamlanması, usta zanaatkârların yaklaşık bir haftalık titiz çalışmasını gerektiriyor. Saatin zamanı gösterme biçimi ise klasik yorumların ötesine geçiyor: merkezde yer alan dakika ibresi, saat 12 yönünde üçgen bir işaretçiyle tamamlanan iki tonlu döner saat diski ile birlikte çalışıyor.
Saatin kalbinde, La Fabrique du Temps Louis Vuitton tarafından geliştirilen ve arka kapaktan görülebilen yeni bir mekanizma yer alıyor. Hem teknik hem de estetik açıdan markanın saatçilikteki iddiasını vurgulayan bu mekanizma, Escale Worldtime’ın sofistike karakterini tamamlıyor.
Mavi deri kayışla sunulan Louis Vuitton Escale Worldtime, modern seyahat kavramını yüksek saatçilikle buluşturuyor.
Tiffany & Co. Timer Watch: Zamana Mavi Bir İmza

Tiffany & Co., ikonik Tiffany mavisi ile hayat verdiği Timer Watch modeliyle yüksek saatçilik mirasına güçlü bir gönderme yapıyor. 40 mm çapında platin kasaya sahip olan saat, markanın zarafet anlayışını teknik ustalıkla bir araya getiriyor. Modelin kalbinde, saat dünyasının önemli mekanizmalarından biri olan Zenith El Primero kalibresi yer alıyor. Kronograf fonksiyonlarıyla öne çıkan mekanizma, saatin sportif karakterini vurgularken; kronograf butonları ve kahverengi deri kayış tasarımı tamamlıyor.
Tiffany & Co. Timer Watch, yalnızca modern bir saat olmanın ötesinde, markanın yaklaşık 160 yıl önce ürettiği ilk komplike saate bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Sadece 60 adetle sınırlı olarak üretildi.