Mine ZABCI/
Bazen Evren, en beklemediğimiz anda yanıt verir. İngiliz performans sanatçısı La Voix ile Türk ressam Esra Hatun’un yollarının kesişmesi de bu beklenmedik karşılaşmaların etkileyici bir örneğini oluşturuyor.

Esra Hatun, zihninde beliren ancak doğrudan bir modele dayanmayan çarpıcı bir figürü tuvale aktardığında, ortaya çıkacak etkileşimi tahmin etmiyordu. Eserini çevrimiçi platformlarda paylaşmasının ardından İngiltere’den bir izleyici, resimde La Voix’nun enerjisini ve sahne karakterini anımsatan güçlü bir ifade fark etti. Paylaşım kısa sürede dikkat çekti ve sonunda La Voix’nun da karşısına çıktı. Sanatçı, tabloyu görür görmez Hatun’la iletişime geçerek onu Londra’ya davet etti.
SM Luxuria olarak bu özel buluşmaya tanıklık etme ayrıcalığına sahip olduk. Daha önce birbirlerinden habersiz olan iki sanatçı, adeta kaderin bir araya getirdiği bir anda buluştu. Hatun tabloyu sunduğunda, La Voix’un gözleri mutlulukla parladı. Canlı renkleri, ressamın tutkusu ve detaylara gösterilen özeni, özellikle boyun kısmındaki detayın inceliğini, övgüyle karşıladı. Mutluluğu o kadar belirgindi ki, odada sıcak, bulaşıcı bir hayranlık ve heyecan atmosferi oluştu.
Ekrandaki güçlü ve teatral imajıyla tanınan La Voix, yüz yüze gelindiğinde çok daha zarif, genç ve renkli bir enerji yansıtıyordu. Bu enerji, tablodaki canlılıkla dikkat çekici bir uyum içindeydi. Ortaya çıkan tablo yalnızca fiziksel bir benzerlik değil, aynı zamanda ruhsal bir paralellik hissi de taşıyordu.
Bu karşılaşma, sanatın sınırları aşarak insanları bir araya getirebileceğinin, mutluluk ve şaşkınlık uyandıran beklenmedik bağlar yaratabileceğinin güzel bir hatırlatıcısı.