Deniz Burak BAYRAK/
İstanbul’un boğaza nazır manzarasında, Cenevre Turizm ve Kongre Vakfı Genel Direktörü Adrien Genier ile Cenevre’yi konuştuk. Genier, söyleşimizde Cenevre’nin zaman tanımayan yaşam tarzını öne çıkardı.

Cenevre’nin hikâyesi İsviçre’nin diğer şehirlerinden biraz farklı. Bu şehir sadece “güzel” değil, her ziyaretçisine kendine özgü bir anlam sunuyor. Adrien Genier, bunu “Cenevre’nin sunduklarıyla fark yaratması” olarak tanımlıyor. “Satışlarla ekonomiye ciddi katkı sağlıyoruz” diyor Direktör. “Ama bunun ötesinde, Cenevre’nin şehir markasını şekillendiren farklılaştırıcı unsurlarımız var. Ben yedi yıldır turizm alanında çalışıyorum; şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, İsviçre şehirleri elbette güzel şehirlerdir. Tarihî kent merkezleri, göl manzaraları, dağ siluetleri hepsinde vardır. Ama Cenevre’yi onlardan ayıran şey, bu güzelliğin üzerine ne koyduğumuzdur. Bizim rekabet avantajımız, sunduklarımızda gizli.”
Cenevre’de Lüks, Bir Deneyimdir


Cenevre’nin turizm vizyonu yalnızca “görmek” değil, “deneyimlemek” üzerine kurulu. Şehir, ziyaretçilerine klasik turistik ögelerin ötesinde, bireysel hikâyeler yaşatıyor. Genier, “Alışveriş, lüks ve bunların sağladığı deneyimler bizim farklılık alanlarımız” derken şunu da ekliyor: “Cenevre’de yalnızca bir saat satın almazsınız, kendi saatinizi tasarlarsınız. O saatin hikâyesi size ait olur. Biz lüksü, kişiselleştirilmiş bir deneyim hâline getiriyoruz.” Yakında yayımlanacak olan Cenevre Saatçilik Sanatı Rehberi de bu anlayışın somut bir örneği. Rehber, şehrin saatçilik mirasını, el işçiliğini ve inovatif ruhunu adım adım anlatıyor. “Bu rehberde ‘Neden Cenevre saat endüstrisinin beşiği?’ sorusunun yanıtını bulacaksınız” diyor. “Tarihî markalar, butik atölyeler, müzeler, hatta Rhone Nehri’nin enerjisinden doğan o meşhur fıskiye bile bu hikâyenin bir parçası. Biz saatçiliği, şehrin ruhunun bir yansıması olarak görüyoruz.
Dört Mevsim Süren Hikâye
Cenevre, her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Finans profesyonelleri, kongre katılımcıları, diplomatlar, sanatseverler… Şehri ziyaret eden herkes farklı bir amaçla gelse de, Cenevre’de bu amaçlar tek bir yerde kesişiyor: deneyimde. “Finans dünyasından gelen bireysel ziyaretçilerimiz var; fuar ve kongre katılımcılarımız var, uluslararası örgütlerde çalışan diplomatlarımız var. 42 Birleşmiş Milletler kuruluşu ve 750 sivil toplum örgütü burada faaliyet gösteriyor. Hepsi Cenevre’nin çok boyutlu yapısına katkı sunuyor.”


Ancak turizmde sürdürülebilirliği sağlamak için Genier’nin farklı bir bakış açısı var: “Ben hiçbir zaman tek bir etkinliğe bel bağlamaktan yana değilim. Bir fuar düzenlersiniz, herkes o anda gelir ama yılın geri kalanında boşluk oluşur. Bizim hedefimiz, Cenevre’nin dört mevsim canlı kalması. Etkinlikleri yıl boyunca yaygınlaştırarak turizmi süreklilik hâline getiriyoruz.” Bunun son örneği, Cenevre’de düzenlenen Sail Grand Prix. Daha önce Rio de Janeiro, Ibiza gibi şehirlerde yapılan bu prestijli yarış, Cenevre’yi global bir cazibe merkezine dönüştürmüş; “Bu etkinlik sadece spor değil; Cenevre’nin enerjisini dünyaya anlatma biçimimiz” diyor.


Şehrin sembolü olan Patek Philippe Müzesi, Cenevre’nin saatçilik geleneğini yaşatıyor. Ancak Genier’ye göre mesele sadece geçmişi korumak değil, geleceği inşa etmek: “Cenevre’nin göbeğinde zamanın kalbi atıyor ama bu kalp yalnızca geçmişle atmıyor. Yeni markalar, genç tasarımcılar, sürdürülebilir üretim teknikleriyle geleceği de şekillendiriyoruz. Bizim işimiz, zamanı ölçmek değil; zamana anlam kazandırmak.”
Yaratıcılık, Tutku, İnovasyon
Bu anlayışın en güçlü temsilcilerinden biri de GPHG. Genier hem bu prestijli yarışmanın yönetim kurulu üyesi hem de turizmin sesi olarak iki rolü bir arada yürütüyor: “Grand Prix, yalnızca ödül dağıtan bir organizasyon değil” diyor. “Yaratıcılığı, tutkuyu ve inovasyonu görünür kılıyor. Her yıl yüzlerce saat tasarımı sergileniyor. Bazı markalar çok tanınmış, bazıları ise henüz yolun başında. Ama hepsinde ortak bir duygu var: zamanın sanatını yaratmak.” “Peki dünyanın en iyi saati hangisi?” diye sorulduğunda ise gülümsüyor: “Bu çok sorulur” diyor. “Ama cevabı basit: En iyi saat, sizin hikâyenizi taşıyandır. Mesele para değil, anlam.”
Bilim de Turizmin Bir Parçası

Cenevre yalnızca zarafetin değil, bilimin de başkenti. Dünyanın en büyük fizik laboratuvarı CERN, burada yer alıyor. Genier şöyle diyor: “Bilim bizim için yeni bir turizm dili. Renzo Piano’nun tasarladığı Science Gateway projesiyle bilimi deneyim hâline getiriyoruz. İnsanlar artık sadece doğayı değil, bilgiyi de keşfetmek istiyor. Unutmayın, internetin temelleri de Cenevre’de atıldı. Biz bilimi, geleceğin turizm teması olarak görüyoruz.”


Bugün Cenevre’de 170 farklı milletten insan yaşıyor. Şehir, kültürlerarası diyaloğu bir yaşam biçimine dönüştürmüş durumda. “Cenevre’nin doğasında bu var” diyor Direktör. “Biz uluslararası bir şehiriz ama aynı zamanda çok insani bir şehiriz. Önümüzdeki yıl hayata geçecek Nations Gateway projemizle farklı kültürleri birbirine daha da yaklaştıracağız. Bu şehir, farklılıkların buluştuğu, ortak değerlerin paylaşıldığı bir zemin.”