Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’nın zengin arşivinden seçilen “Ben Robot Değilim” sergisi, Caddebostan Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluştu. Yapay zekâ, dijitalleşme ve makineleşme ekseninde şekillenen sergi, teknolojinin insan hayatındaki dönüşen rolünü karikatürün evrensel, ironik ve eleştirel dili üzerinden ele alıyor.
“Karikatürün Oscarları” olarak anılan Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması, bugüne kadar 137 ülkeden 9.300 sanatçının 90 bini aşkın eserini bir araya getirdi. Bu geniş arşiv, yalnızca karikatür sanatının gelişimini değil, dünyanın farklı dönemlerde karşı karşıya kaldığı toplumsal meselelerin değişimini de izleme olanağı sunuyor.

Serginin adı “Ben Robot Değilim”, internet ortamında insan olduğumuzu kanıtlamak için kullandığımız tanıdık doğrulama ifadesinden yola çıkıyor. Yapay zekânın giderek daha fazla alanda insanın yaptığı işleri üstlendiği bir dönemde sergi, mizahın ve özgün düşüncenin insan deneyimindeki yerini sorguluyor.


Senem Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Senem Başyurt, yarışmanın uluslararası niteliğinin farklı kültürlerin dünyaya bakışlarını aynı arşiv içinde buluşturduğuna dikkat çekiyor. Başyurt’a göre karikatür, toplumların geçirdiği dönüşümü izlemek açısından önemli bir kültürel miras niteliğinde.
“Karikatür sanatı toplumda büyük bir gelenek. Sayfalarca anlatabileceğiniz bir konuyu, küçücük bir hap gibi çok kısa ve güçlü biçimde anlatabilme gücüne sahip. 40 yıl geçince insanların olaylara nasıl baktığını, nelerin değiştiğini gözlemlemek mümkün oluyor. Bizim için çok ciddi bir miras ve referans noktası; o yüzden gözbebeğimiz olan bir konu.”

“Farklı kültürlerin altında ortak bir insanlık hali var”
Yarışmanın uluslararası yapısının arşive kattığı çeşitliliğin sergide de hissedildiğini belirten Başyurt, farklı coğrafyalardan gelen sanatçıların eserlerinde ortak bir insanlık halinin görülebileceğini ifade ediyor:“Çok farklı kültürlerin getirdiği bakış açıları var. Özgün ve farklı fikirleri bir arada görüyoruz. Her sanatçının geldiği kültürden izler taşıdığını görüyoruz; ancak bütün bu farklılıkların altında temelde insan olduğumuzu fark ediyoruz.”


Yapay zekâ çağında kitabın hafızası
Serginin dikkat çektiği konulardan biri de yapay zekâ ile insanın bilgiye ulaşma biçimi arasındaki değişim. Başyurt, yapay zekâ tartışmalarında kitapların ve okuma kültürünün önemine özellikle vurgu yapıyor:“Yapay zekâ tartışmalarında her zaman kitaplara bir gönderme var. Okuyucunun, kitlenin okuduğunu anlamasının azaldığı yönünde çalışmalar görüyoruz. Oysa kitap okumanın ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Yapay zekâ da kitapların nesilden nesile aktardığı o büyük birikimin içerisinden çıkmış durumda. Bu geçişte kitap vurgusu çok önemli.”


“Teknolojiyi de insanlar geliştiriyor”
Yeni teknolojilerin beraberinde belirsizlik ve kaygıları da getirdiğini söyleyen Başyurt, yapay zekânın bugünkü noktaya ulaşmasının ardında uzun yıllara yayılan insan emeği ve bilgi birikimi bulunduğunu hatırlatıyor: “Hepimizin değişikliğe karşı farklı kaygıları oluyor; yeni teknolojiye karşı bir bilinmezlik de var. Ama bu teknolojiyi de insanlar geliştiriyor. Üzerinde uzun zamandır birikimi olan insanlar çalışmasaydı zaten bu noktaya ulaşılamazdı. Adım adım ilerlerken son zamanlarda hızlanması çok daha fazla konuşulur oldu. Karikatür sanatçılarının ana konusu da toplumdaki bu hassasiyetleri yansıtmak.”

Bir arşivden geleceğe bakmak
“Ben Robot Değilim”, Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’nın arşivini güncel bir mesele üzerinden yeniden okuma fırsatı sunuyor. Başyurt, arşivin farklı temalar altında yeniden ele alınarak sergilendiğini ve dijital ortamda da erişilebilir olduğunu belirtiyor: “Arşivimizden farklı temalar altında, zaman zaman çeşitli konularda seçkiler oluşturup bunları güncel hale getirerek sergiler hazırlıyoruz. Ayrıca yaklaşık 66 bin karikatürün bulunduğu çok kapsamlı bir dijital arşivimiz var. Açtığımız sergileri dijital arşivimizde görmek de mümkün.”