İstanbul’un binlerce yıllık tarih katmanları arasında saklı kalan mekânları, çağdaş sanatla buluştuğunda ortaya yalnızca bir sergi değil, zamanlar arası bir diyalog çıkıyor. Bu diyaloğun son örneklerinden biri, çağdaş Türk sanatının önemli isimlerinden Seçkin Pirim’in “Dün ile Bugün” başlıklı sergisi oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür AŞ tarafından işletilen ve yaklaşık 1600 yıllık geçmişe sahip Şerefiye Sarnıcı, Pirim’in eserlerine ev sahipliği yaparak tarihi mekân ile güncel sanat arasında güçlü bir karşılaşmaya sahne oluyor.
Seçkin Pirim’in üretim pratiğinde önemli yer tutan tekrar eden formlar, katmanlı yüzeyler ve içsel dönüşüm temaları, Şerefiye Sarnıcı’nın zamansız atmosferiyle dikkat çekici bir uyum yakalıyor. Tarihî sütunların arasında yükselen çağdaş formlar, geçmiş ile günümüz arasında görünmez bağlar kurarken ziyaretçiyi de bu ilişkinin aktif bir parçası hâline getiriyor.


Açılış gecesinde konuşan İBB Kültür AŞ Genel Müdürü Osman Cenk Akın, serginin tarihî miras ile çağdaş sanatın kesişim noktasında özgün bir deneyim sunduğunu vurguladı. Akın, Şerefiye Sarnıcı gibi önemli bir kültürel miras alanında gerçekleştirilen serginin ziyaretçilere hem tarihî katmanları hem de modern sanatın anlatım dilini aynı anda deneyimleme fırsatı sunduğunu ifade etti.
Sanatçı Seçkin Pirim ise eserlerinin böylesine etkileyici ve köklü bir yapıda sergilenmesinden duyduğu heyecanı dile getirerek, Şerefiye Sarnıcı’nın mimari gücü karşısında sanatçının ancak saygıyla yaklaşabileceğini belirtti. Pirim, serginin gerçekleşmesinde emeği geçen Kültür AŞ ve Dirimart ekiplerine teşekkür ederek kısa sürede gerçekleştirilen kapsamlı çalışmanın önemine dikkat çekti.

Pirim’in neominimalist yaklaşımıyla şekillenen eserleri; pleksi, kâğıt, mermer ve alüminyum gibi farklı malzemelerle oluşturduğu katmanlı yapılar üzerinden insanın içsel yolculuğunu ele alıyor. Mevlânâ’nın “birden bütüne” anlayışından ilham alan sanatçı, tekrar eden formlar aracılığıyla varoluş, dönüşüm ve arınma kavramlarını sorguluyor. Özellikle son dönem çalışmalarında bireyin özüne dönüş süreci, ruhsal ve bedensel yenilenme temaları öne çıkıyor. “Dün ile Bugün”, yalnızca bir sergi değil; zaman, mekân ve algı üzerine düşünmeye davet eden çok katmanlı bir deneyim sunuyor.