Mikonos’un enerjisini, Santorini’nin ruhunu ve Yunan adalarının paylaşma kültürünü İstanbul’a taşıyan mykOrini, 13 Ekim’de düzenlenen özel bir davetle birinci yaşını kutladı. Gastronomi, müzik, sanat ve eğlencenin buluştuğu gece, restoranın ilk yılını geride bırakmasının heyecanını seçkin davetlilerle paylaştı.


Adını Mikonos ve Santorini’nin birleşiminden alan mykOrini, bu iki adanın farklı karakterlerini aynı çatı altında buluşturuyor. Mikonos’un hareketli ve özgür ruhunu Santorini’nin yalın zarafetiyle bir araya getiren restoran, mutfağından tasarımına, müzikten sanata uzanan yaklaşımıyla misafirlerine yemek deneyiminin ötesinde bir buluşma alanı sunuyor.
Ege Mutfağından Paylaşımlı Sofralara



mykOrini’nin yıl dönümü davetinde, Yunan adalarının paylaşmaya dayalı sofra geleneğinden ilham alan lezzetler sunuldu. Gecenin menüsüne, on yılı aşkın deneyimini Yunan mutfağının köklü gelenekleriyle buluşturan Michelin yıldızlı Executive Chef Pavlos Kyriakis imza attı.
Restoranın menüsünde taramas, tzatziki, tirokafteri ve melitzanosalata gibi geleneksel Yunan mezeleri bulunuyor. Kalamata zeytini, kritamos ve beyaz peynir musuyla hazırlanan Greek Salad’in yanı sıra karides saganaki, mühürlenmiş ahtapot, ıstakozlu linguine ve ızgara levrek gibi lezzetler, Ege mutfağının karakteristik tatlarını çağdaş yorumlarla buluşturuyor.
Sanat ve Müzik Eşliğinde Bir Yıl
mykOrini, ilk yıl kutlamasında sanata da yer verdi. Sanatı misafir deneyiminin önemli bir parçası olarak konumlandıran restoran, “Because Some Things Are Still Beautiful” başlıklı seçkiye ev sahipliği yaptı. Habitat pratiğinin farklı dönemlerinden dört eseri bir araya getiren seçki, sanat ile gündelik yaşam arasında bir bağ kurarak restoranın atmosferine farklı bir boyut kazandırdı.
Yunan adalarının müzik ve eğlence kültüründen ilham alan davet, gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etti. Paylaşılan sofralar, müzik ve samimi atmosfer, mykOrini’nin İstanbul’daki ilk yılının kutlamasına eşlik etti.
Mouhamad Hadla: “Henüz Yolun Başındayız”
SWOT Hospitality CEO’su Mouhamad Hadla, mykOrini’nin ilk yılını değerlendirirken gastronomiyi yalnızca yemek sunumuyla sınırlı görmediklerini; sanat, tasarım, müzik ve sosyal etkileşimin bir araya geldiği bütünsel bir deneyim yaratmayı hedeflediklerini belirtti.
Misafirlerin yeni tatlar keşfedebilecekleri, sevdikleriyle keyifli vakit geçirebilecekleri ve güzel anılar biriktirebilecekleri özel bir destinasyon yaratma hayaliyle yola çıktıklarını ifade eden Hadla, ilk yılın ardından bu yaklaşımın karşılık bulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Hadla, yolculuk boyunca kendileriyle birlikte olan misafirlere, dostlarına ve mykOrini ekibine teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Henüz yolun başındayız… Birlikte keşfedeceğimiz, paylaşacağımız ve kutlayacağımız daha çok güzel an var.”